
Genelde bir albüm hakkında detaylı konuşmak için belirli bir sürenin geçmesi gerektiğine inanırım. Bazı şeyleri anlayıp hissedebilmek veya empati kurabilmek ilk başta her zaman mümkün olmayabilir. Şöyle ki, bir şarkı belirli bir halet-i ruhiyeden bahseder fakat o an dinleyen kişi o hisse oldukça uzak bir yerdedir ve biraz acımasızca yargılar lakin belli bir süre sonra o şarkıda anlatılan hissiyatın içinde oldugunda "aa gerçekten çok başarılı bir şarkı" diyebilir. Bu nedenle albümlerden konuşabilmek için üzerinden biraz vakit geçmesi gerekir diye düşünüyorum. Deniz Seki'nin Sahici isimli son albümü de biraz anlattığım duruma uygun benim için. Kendisini pek sevdiğimden ötürü albümü çıktığı ilk vakitten itibaren dinlemeye başladım. İlk başlarda Aptal ve Sahici şarkılarına takıldığım için diğerlerini pek dinlemiyordum. Bir gün Ankara'dan İstanbul'a dönerken Varan'ın kapalı devre sistemine takılıydı CD. Açıp dinledim ve daha da sevdim albümü. Deniz Seki için diyeceğim bir kaç şey var aslında. Genel olarak magazin basınında fazlaca yer bulan şarkıcıların müziğini pek başarılı bulunmaz. Çoğu zaman da bana göre doğrudur. Deniz Seki ise bu yargıyı şu yıllarda delebilen tek müzisyen. Magazin dünyasında bu kadar yer bulmasına rağmen şarkıları da fena halde başarılı. Geçmişte de kendisinin pek su yüzüne çıkmamış ama kelimenin tam anlamıyla(literally:)) şahane şarkıları var. Bu albümde de alışık olduğumuz Deniz Seki'nin varlığını görmek içimi rahatlattı açıkçası. Bir değişiklik olarak albümün klasik ve geleneksel türk müziğine ve nağmelere diğerlerinden daha fazla yer verdiği. Deniz Seki'nin de bu zorlu nağmeleri başarıyla eylemlendirdiğini görebiliyoruz. Vakit kaybetmeden kısa kısa albümdeki şarkılara göz gezdirmeye başlayalım;
1-) Pişman Olmadım
Albümün ilk şarkısı, Deniz Seki'nin kişisel basın açıklaması niteliğinde ve son derece de içten buldum ben şahsen. Burada biraz kamuoyunun yaşadığı iki fırtınalı aşk olan Okan Bayülgen ve Hüsnü Şenlendirici ilişkilerinden sonra fazlaca üzerine gelmesine sağlam bir duruş sezinleniyor. Ve bunu oldukça onurlu buldum ben şahsen. Yaşadıklarının kendine özel olduğununun ve asla kalbinden silinmeyeceğinin açık ifadesi. Orhan Veli, Garip ile ilgil ibir köşe yazısında "yaptığım hiç bir şeyden pişman olmaycağım sözünü kendime düstur edindim" diyordu. Burada da o ne kadar tepki çekse de sağlam bir şekilde dikilişin hikayesi var 8/10
2-) Zirve
Albümde ikinci şarkı olan Zirve, diğer parçalara dair sinyalleri içinde barındırıyor aslında. Popüler öğelerle süslenmesine rağmen klasik nağmeleri görebiliyoruz. "Burası soğuk üstünü örtmedne uyuyamazsın" bölümünde iyice görünür biçimde ortaya çıkıyor bu durum. Deniz Seki naif sesli bir kadın. bunu da şarkılarına oturtmayı iyi beceriyor. Zirve'de de kendisesinin şarkıya uygunluğu su götürmüyor gerçekten. Müzikal anlamda biraz üvey evlat gibi olsa da gelecek şarkılar için verdiği işaretler bakımından başarılı 8/10
3-) Aptal
Albümün çıkış şarkısı olan Aptal, türk musikisinin ve yeşilçamın öğelerini üzerinde barındıran bir klasik olmaya aday bence. Müzikal anlamda genel olarak klasik türk müziği öğeleri öne çıksa da kullanılan enstrümanlar modernist enstrümanlar. buradan çok iyi bir nağme daha çıkarmış Deniz Seki. "Şu üç günlük ömrüne beni sığdıramadın" derken aklında yeşilçam melodramları geçmeyen var mı? 10/10
4-)Sahici
Albümün ağır topu. Albüme ismini de veren bu parçayı biraz Acele şarkısının karakteristiğinde buldum ben. Yalnızca çok daha klasik türk müziğine yakınlığı dışında. Direk olarak şarkıya girmesiyle ve içinde barındırdığı duyguyu Deniz Seki'nin sesinde kanlı canlı gördüğümüz bir parça. Ritmin yakalayıcı olmasının ötesinde sözleri de hiç dikkat etmeden dahi dinlenebilir. Çünkü son derece akıcı. tek özelliği bu olsaydı keşke. Deniz Seki'nin müzikal ve şarkı söyleme anlamında tamamıyla olgunluk dönemine geldiğini görebiliyoruz. Sahici hem deniz Seki'ye hem de yola çok yakışan bir parça. 10/10
5-)Şaka Değil
Yine zaman zaman yetmişleri anımsatan bir çalışma. Deniz Seki'nin ilginç bir tarzı var. Bakıldığında popüler müzik yapıyor denebilir lakin söylediği biçim ve şarkılara verdiği can şu yıllarda gerçekten unique. O tarzda söyleyen başka biri yok. Örneğin bu şarkıda "canımın acısını bir ben bilirim" diye başlayan geçişi pek güzel olmuş. Fakat müzik anlamında zayıf kaldığını düşünüyorum. İkinci geçişi olan "hayat bazen upuzun yol" da da deniz seki oldukça başarılı fakat müzik aynı şekilde eşlik edemiyor Deniz Seki'ye biraz zayıf sanki. 7/10
6-)Gurur
Deniz Seki'nin bazı şarkıları çok bilinmez lakin fena halde güzeldir. Piyasaya çok fazla düşerek helak olmazlar ama bilenler ve dinleyenler o tadı sonuna kadar yaşarlar. Sanırım kendisi de bu şarkıların öyle özel olmasını istiyor olacak ki geri planda tutuyor. Tutma Kendini şarkısı buna en güzel örneklerdne biri mesela. Bu şarkıyı da biraz o nitelikte düşünüyorum ben. Evet belki tutma kendini kadar muhteşem değil ama özellikle bir otobüs camında dinlerseniz çok şey anlatacağını söyleyebilirim. yine de eksik gibi geldi bana bilemiyorum nedenini. 7/10
7-)Kayboldum
Son derece tatlı bir parça. yine yeni yeniden yeşilçam ve türkiye kültürüne son derece uygun geçmişin birikimlerini taşıyan(müzik bakımından) güzel bir parça. Yeşilçamda bir filmde kullanılmış olsa bu parça kimsenin şaşıracağını sanmıyorum. Nağmeleri çok güzel geçtiğinden bahsetmiştim deniz seki nin. Bu şarkıda "yılları önüme kattım" derken "yılları" deyişi dikkatli dinlenmeli. Harika söylemiş, sadece o kelimeyi söyleyişi bile tüm şarkıyı bambaşka bir havaya sokabiliyor. Bu albümde şunu gördüm şahsen. Deniz Seki şarkı söyleyebilme konusunda artık kendisinin zirvesinde. Hatasız ve son derece başarılı, üst seviye. 8/10
8-) Yine Hüzün
Bu parça biraz özel. Yani şöyle özel, her zaman dinlenecek bir parça değil. Sadece "o" havadayken "o" tadı verebilir diye düşünüyorum. Buna rağmen sözler basit kalmış gibi geldi bana, diğer parçalara nazaran. bu müzikte(ki albümün en insanı yakalayan ritmlerinden biri) daha iyi bir şeyler çıkabilirdi diye düşünüyorum güfte olarak. güzel ama çok da güzel değil. 7/10
9-) Yeter
Sezen Aksu'nun ünlü klasiğinin yeniden yorumu. Deniz Seki daha önce de sıkça değindiğim üzere, "şarkıyı söyleyiş" açısından kusursuz bu albümde. bu parça için de Deniz Seki'nin okuyuşunda bir sorun yok fakat o müzik nedir öyle. Eğer cover ve modernize etme müzikal anlamda böyle bir şeyse lütfen bırakın eski halinde kalsın veya bu müzik yerine orjinal müziği koyun da Deniz Seki öyle okusun. Çok iyi okuyor çünkü. Bu albümde bir çok şarkıyı müzikal düzenlemeler baltalamış ve maalesef bu cover mevzubahis baltalamanın en bariz örneği. Sadece Deniz Seki'nin sesi bir şarkıyı kurtarmaya yetmez, hele ki o parça klasikse. 5/10
10-) İmkansız
Albümü her dinleyişimde Yeter'den sonraki şarkılarda sorun yaşıyorum değerlendirme için. Çünkü müzikal anlamda hiç bir şey barındırmayan o yeniden yorumdan sonra albümün o büyülü tadı birden kayboluveriyor gözümde. Ama sorun Deniz Seki'nin kendisi değil kesinlikle lakin müzik ve düzenleme anlamında çalıştığı kişilerin kulağını çekmeli biraz bence. bu parça albümün alışılmadık tarzda şarkılarından gibi, çok enstrümanlı ve müzik olarka gereğinden fazla sesli bence. Nakaratı da başka bir şarkıyı anımsatıyor gibi. Yani bilindik bir ritm gibi. Her şeye rağmen ilginç biçimde Deniz Seki bu parçayı da başarıyla okumuş. Yani bir takım oyuncusu gibi, kendisine ne görev verilirse başarıyla yapıyor fakat takım buna ayak uyduramıyor sanki. Sözlerin en dikkat çeken kısmı "emek olmazsa biz de olmayız, büyük olur dağların dumanı" bölümü şarkıyı biraz daha iyi bir yere taşıyor. 6/10
11-) Bu Senin Seçimin
Bu şarkıyı oldukça beğendim ben. Hafif ritmine çok güzel uyum sağlamış Deniz Seki'de. yoksa müzik nihayet Deniz Hanım'a mı uyum sağlayabilmiş demeli? Tabi ki albümde ilk sıralarda gösterilebilecek bir şarkı değil. Kendi halinde küçük ama başarılı. Kendi içinde tutarlı ve hatasız buldum. Sözleri de pek naif pek güzel. Yolda dinlenmeli. Ankara İstanbul yolculuğumun en güzel öğelerinden biriydi."Hayat oyununda kavuşamasak bile, sevişmek lazım" 8/10
12-) Eski Bir Şarkı Gibi
Adına yakışır bir parça. Başladğı ilk on saniyede aklıma Erkin Koray şarkılarının girişleri geldi. Sonrası tabi ki farklı. Yine soft ve narin, arındırılmış popüler müziği görüyoruz. Eskilerde vardı bu tarz. Deniz Seki "çok mu" derken hissedilen içtenlik müthiş. Sanki Sadri Alışık, meyhanede Ayhan Işık ile içip dertleşiyormuş gibi. gözümün önüne aynen bu görüntüler geliyor. Eğer seviyorsanız mutlaka ama mutlaka dinleyin bu başarılı düzenlemeyi. 10/10
14-) Oyun
Geçmiş albümlerinde de Jazz'ı andıran müziklerin olduğu şarkıları vardı Deniz Seki'nin. Bunlar da albümde son sıralara saklanmıştı. Sadece keşfetmek isteyenlern bulabildiği yerlerde. Bu şarkının da açılışı ve devamı bu tarzı andırıyor. nakaratta bu hava kayboluyor gerçeği söylemek gerekirse. Öyle devam etse daha güzel olurmuş sanki. yine de gidelim buralardan ın nakaratının tadını duyabiliyorum. Öte yandan sözlerde Denizin anlatıldığı bir şarkı bu. Bu denizin Deniz Seki'nin kendisi olduğunu tahmin etmek çok zor değil. Deniz Seki bir çok fırtınalı aşk yaşadı, magazin dünyasına da yansıyan fakat kendisi hakkında en sevdiğim yönlerden biri bu aşklarına, gelen her türlü tepkiye rağmen sahip çıkması ve kendisi için özel yerlere koyduğu inancıydı. Kendisiyle bir akşam yemeği yerken aşktan bahsetmeyi ve üzerine saatlerce konuşmayı çok isterdim. Aşkı yaşamaktan her ne olursa olsun korkmayan ve cesaretli kişiliği bu günlerde bulmak çok zor gerçekten. "Deniz bu belli olmaz, sağı solu mavi dolu" ne de olsa 9/10
15-) Adaletsiz Seçim
Dinlendiğinde bu şarkının, Deniz Seki'nin Hüsnü Şenlendirici ile yaşadığı ve çok defa magazin sayfalarına yansıyan fırtınalı aşka hitap ettiği söylenebilir. O yüzden daha doğrusu bu ilişkiyi bilmediğimden üzerinde çok fazla konuşmak istemiyorum. Söylemek istediğim Deniz Seki'nin bir önceki albümünde de Okan Bayülgen ile yaşadığı aşka dair olduğu söylenen şarkısı da vardı. Bu şarkı albümde arkalara gizlenmişti ve sadece bilmek isteyenlerin bulduğu bir yerdeydi. Bu şarkı da son sırada. Biraz sanki göstermek istemiş gibi geldi bana son sıraya koyarak. Şarkının kısa sürede tanınmış olması da bunun bir göstergesi bence. biraz daha özel bir yere gizlemesini isterdim albümde açıkçası. (Puansız)










